Proje Özeti TR
Diyabete bağlı gelişen hiperglisemi ve insülin direnci, kan-testis bariyeri ve testiküler steroidogenez gibi süreçleri bozarak erkek üreme sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu bireylerde testis dokusunda belirgin dejeneratif değişiklikler, Sertoli hücrelerinde glukoz homeostazının bozulması, hormonal düzensizlikler ve oksidatif stres artışı gözlenmektedir. Ayrıca diyabet gibi metabolik hastalıklar, leptin dengesizliğine yol açarak, leptin ile etkileşim halinde olan galanin, speksin ve kisspeptin gibi nöropeptitlerin aktivitesini sekteye uğratmaktadır. Literatür, bu nöropeptitlerin ekspresyonundaki düzensizliklerin, metabolik homeostazın bozulmasına, endokrin sistemin disfonksiyonuna, bozulmuş sperm parametreleri ve androjen sentezindeki düzensizliklerle testiküler fonksiyon kaybına neden olarak, erkek üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla bağırsak mikrobiyotası ve bağırsak-beyin-testis ekseni arasındaki etkileşim, üreme sağlığını destekleyici yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır.
Diyabetik bireylerde probiyotik takviyelerinin, bağırsak mikrobiyotasını iyileştirdiği, özellikle Lactobacillus türlerinin, kan şekeri, HbA1c, insülin direnci ve oksidatif stres seviyelerini azaltarak diyabetin başlamasını önleyebildiği veya geciktirebildiği gösterilmiştir. Ancak probiyotiklerin galanin, speksin, kisspeptin ve leptin gibi üreme sağlığıyla ilişkili moleküller üzerindeki olası etkileri henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Bu bağlamda projemizin temel hipotezi şudur: “Deneysel T1DM modelinde, Lactobacillus rhamnosus GG (LGG) ve paraprobiyotik formu (inaktif probiyotik; İLGG), galanin, speksin, kisspeptin ve leptin ekspresyonunu etkileyerek diyabete bağlı testiküler fonksiyon bozukluklarını modüle eder”. Bu hipotezi test etmek amacıyla, streptozotosin (STZ) ile indüklenen deneysel diyabet modelinde, aktif ve inaktif LGG uygulamaları koruyucu ve tedavi edici etkilerin ayrı ayrı değerlendirileceği deneysel gruplar halinde tasarlanmıştır.
Proje kapsamında immünohistokimyasal, biyokimyasal, proteomik ve transkriptomik analizlerle galanin, speksin, kisspeptin ve leptin düzeyleri değerlendirilecek, oksidatif stres ve inflamasyon belirteçleri incelenecek, probiyotik ve paraprobiyotik uygulamalarının diyabete bağlı üreme fonksiyon bozukluklarının önlenmesi veya tedavisindeki olası rolü ortaya konacaktır. Bu biyomoleküllerdeki değişimlerin kapsamlı analizi ile LGG desteğinin kan-testis bariyeri bütünlüğünü koruma, testiküler steroidogenez süreçlerini destekleme ve diyabet kaynaklı testis disfonksiyonlarını iyileştirme potansiyeli değerlendirilecektir.
Çalışmadan elde edilecek bulgular, erkek üreme fonksiyon bozukluklarının altında yatan moleküler mekanizmaları derinlemesine aydınlatacak, yeni biyobelirteçlerin belirlenmesine, probiyotik ve paraprobiyotik bazlı biyoterapötik stratejilerin geliştirilmesine ve erkek üreme sağlığı bozuklukları tedavisinde inovatif yaklaşımlara zemin hazırlayacaktır. Projenin çıktıları, hem sağlık bilimleri hem de biyoteknoloji alanında ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılar sunma potansiyeline sahiptir.
